Marka Yönetimi
Günümüzde, Global alanda, her sektörde üretim hırsızlığı ne yazık ki mevcuttur. Gereğini yerine getirmeden sahiplenme dürtüsü, sahte üretimleri arttırmıştır. Geçtiğimiz yıllarda bu adeta ayyuka çıkmıştır. Lakin bu gidişat da miyadını doldurmuştur. Ayakta kalabilmek için düzgün bir şekilde markalaşma stratejisi içersinde olmak gerekmektedir. Kim ki bunun farkına varır, ilerleyen zamanlarda ayakta kalabilecek firmalar arasında olur. Artık tercih edilme sebebi, güven veren bir yapıya bürünmek ve algılarda önde olmayı gerektirmektedir.
Gelin soru cevap şeklinde açıklamamıza devam edelim...
Marka yönetiminde danışmanlık hizmeti nedir?
Marka yönetiminde, firmanın marka performansını ve değerini nasıl yükseltebileceği, rakiplerinden nasıl farklılaşabileceği, satışları nasıl arttırabileceği ve pazarlamada nasıl daha etkin olabileceği konusundaki çalışmalara, Marka Yönetiminde Danışmanlık Hizmeti denir. Marka oluşturmayı düşünüyorsak ve istiyorsak; markanın konumlandırmasından tutun da isminin bulunmasına, pazara lanse edilmesine kadar, nasıl ilerlenmesi gerektiği ve reklam, halkla ilişkiler, doğrudan pazarlama, sponsorluk, internet yönetimi gibi konularda ne yapılması gerektiği üzerine yönlendirmektir. Buna herhangi bir tasarım ve etkinlik hizmeti diyemeyiz; ama özgün fikirler üretmek büyük fayda sağlayacağından, fikir üretimini de kapsamaktadır Marka Yönetimi. Bizim işimiz marka yönetimi adına araştırma ve inceleme yapmak, strateji belirlemek ve planlamak. Sonra göstergeleri incelemek ve ona göre yeni duruşlar planlamak.
Abdullah Torun Mobilya ile de yapacağımız, bu doğrultudaki çalışmalarla, isim değerine değer katmak olacaktır. Aslında bu sanatsal bir iştir diyebiliriz. Mobilya üreticisi, nasıl mobilya üretiyorsa biz de aynı mantıkla fikir üretiyoruz. Ve bu durum da firmaya şekil veriyor. Hitap edilen kitlelerin algılarına girebilme sanatını uyguluyoruz.
Yeni fikirler üretmekle birlikte zaten uluslar arası sektörlerde kullanılan işletme kurarllarının uyarlamasını da yapacağız. Lakin "Bilgi kimde ise cevher ondadır." mantığını kesinlikle bensimek gerekecektir. Kaldı ki ortaya koyulan şeyler, yön belirlemek ve uygulamak adına, bir işletme için en önemli olgular olacaktır.
Marka yönetimine neden ihtiyaç var?
Marka yönetimi özellikle yeni yükselişe geçen firmalarda ve ellerinde birden fazla ürün varsa ve ürün gamı çok sayıda ise hayli önem kazanıyor. Çünkü eldeki ürünleri birbirinden ayrıştırmak gerekiyor. Bu ayrıştırmanın hangi yollarla uygulanacağını iyi tahlil etmek lazım. Marka yönetimini dünyaya lanse eden, P&G'dir. P&G, FMCG grubunda birçok ürünü olan ve dolayısıyla birçok markası olan firmadır. Hiçbir markasını birbirine karıştırmamak için marka yönetimi anlayışına gitmiştir. P&G'nin şampuan alanında 4-5 tane markası vardır; ama tüketici bu ürünleri hep birbirine rakip olarak görür. Bu markaların her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi yoluna başvurmuşlardır. İşte kitlelerin yöneldiği şeyleri iyi bilen Marka Yöneticisi, ürün gamının nasıl yönetilmesi gerektiğine dair önlemler alır. Sadece ürün üretmek değil, işçi motivasyonu gibi diğer konuları da yönlendirir. Marka yöneticisi sanki o markanın sahibi gibi, markasını yönetir.
Yönetici, üretilen ürünlerin her birini kendi göz bebeği gibi görür. Gerek tasarım açısından gerekse kalite açısından farklılığı olan, dolayısıyla satışı kolay gerçekleşen ürünün üzerinde durmaz sadece. Hepsi ile ilgilenir. Hepsine ayrı ayrı değer verir. Global mobilya modasının hangi yönde olduğunu belirler, takip eder. Dahası yerel modayı oluşturmak için adımlar atar.
" Her ürünümüzün ayrı ayrı nabzını tutmalıyız. "
Marka yöneticisinin markalaşma sürecindeki çalışmalarından biraz bahsedersek;
Marka yöneticisi markanın hemen hemen her şeyinden sorumludur. Bir marka yöneticisi sorumlu olduğu markanın hangi yönlerinin nasıl geliştirilmesi gerektiğinden, nerelerde satılması gerektiğine, fiyatlamasının ne olması gerektiğinden, promosyonuna kadar etkide bulunur. Fiyat taktiklerini rekabete göre ayarlamaya yardımcı olur, reklam ve tanıtım faaliyetlerini organize eder ve sorumlu olduğu markanın rakiplerinden ayrışması için çalışır. Markanın tüketicinin gözünde fark edilir ve talep edilir olmasını sağlayan yöneticidir. Sloganlar belirler. Bu da önemli bir ayrıntıdır.
Peki, marka nedir, tanımlar mısınız?
Herkes, marka bir ürünün ismidir der; ama her isimli ürün marka değildir. Biz marka deyince markalaşmış üründen bahsediyoruz. Bir ürünün ederi 10 liraysa ve aynı özelliklere/kaliteye sahip, piyasada rakip ürünler olmasına rağmen siz onu ederinden daha pahalıya satabiliyorsanız, o ürün markalaşmış demektir.
Marka, isimden öte üzerinde duygusal faydası olan ve bu duygusal faydaya ekstra para ödediğimiz üründür. Bu duygusal değeri yaratmak için de sürekli bir farklılık ortaya koymanız lazım. Kalite demiyorum, farklılık ortaya koymanız lazım diyorum. Marka olmak demek, ille de kalitede önde olmak demek değildir, algılarda önde olmaktır. Bir de kalite de önde olunulabilmişse o zaman da çıtası sürekli yükselen bir izlenim oluşacaktır.
İşte algılarda önde olabilmek için, öncelikle algılara girebilmek lazım. Bunu yapabilmekte görünürlerde olmayı gerektirir. Görünebilmek içinde reklamsal ifadelere girmek gerekiyor. Özel ve özgün stratejiler olsa bile reklamsal çalışmalarla ilerlemek lazım. Farklı olduğumuzu hissettirmemiz gerekir.
Uzmanlar insanların beyninde 7 çekmece olduğunu söylüyorlar. İşte o yedi çekmeceye girdiyseniz markalaşmaya başlamışsınız demektir.
Marka olmak için ne yapmak gerekir?
Özel stratejiler geliştirerek markalaşma yolunda ilerlemek lazım... Lakin bu ilerleyişin nasıl olacağını deşifre etmemek gerekiyor. Çünkü rekabet ortamında olmak, firmanın sektördeki duruş farkınının sebebini, rakiplere vermemek gerekiyor. Firma ancak bu sayede özgün ve kendisine has geliştirilen stratjisini korumuş olur. Nasıl ki özgün tasarımlarla kreasyon oluşturmak hayli önemli ve gerekliyse, aynı mantıkta stratejik yaklaşımı da özgünleştirmek önemli ve şarttır.
Abdullah Torun Mobilya
Marka Yöneticisi
Metehan CEYLAN